(4721 S. K. m. 683, 737)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 106 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğunu, sınır komşusu 95, 96 ve 97 parsel maliki olan davalıların ortak sınıra yeterli mesafe bırakmadan diktikleri selvi ağaçlarının güneş ışığını kesmeleri nedeniyle kiraz ağaçlarının verimliliğinin düştüğünü ileri sürerek ağaçların sökülerek elatmanın önlenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, kendi taşınmazlarına diktikleri selvi ağaçlarının davacıya zararının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 95 ve 96 parsel maliki davalıların 106 parsel sayılı taşınmazın 368.62 m2'lik kısmına selvi ağacı dikerek müdahale ettiği, 97 parsel malikinin ise ortak sınıra yeterli mesafe bırakmadan diktiği selvi ağaçlarının, davacının kiraz ağaçlarına zarar verdiği gerekçesiyle selvi ağaçlarının sökülerek elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İlknur Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden 106 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu, bu yere komşu 95 ve 96 parsel maliklerince davacı taşınmazına selvi ağaçları dikilmek suretiyle elatıldığı görülmektedir. Öyle ise 95 ve 96 parsel maliklerine yönelik olarak elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Adı geçen davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, komşu davalı 97 parsel malikinin kendi mülkiyet alanına diktiği selvi ağaçlarının davacı taşınmazına gölge zararı verdiği dosyada mevcut 18.12.2003 tarihli ziraat bilirkişisi raporu ile sabittir. Belirlenen zararın giderilmesi gerekeceğinden kuşku yoktur. Ne varki bilirkişice zararın giderim biçimi yönünden önlemlerin neler olabileceği yolunda görüş bildirilmiş değildir. Tüm ağaçların kesimi suretiyle giderim başkaca çözüm bulunmadığı takdirde en son başvurularak önlemdir.
Bu durumda, bilirkişiden ek rapor alınarak, seyrekleştirme yada budama yoluyla zararın taraflar arasındaki hak dengesini koruyacak biçimde ortadan kaldırılması olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu olanağın varlığının anlaşılması halinde değinilen önlemlerden birine hükmedilmesi gerekirken ağaçların tamamının kesilmesi suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 97 parsel maliklerinden Nurettin Yazgan'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy