(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar müşterek miras bırakan F. Öztürk'ün tek oğlu olan davalıya vekaletname vererek dava konusu 75 ve 80 sayılı parsellerdeki 1/2 payını oğlunun yakını Y. Demir'e devrettiğini; Y. Demir'in de bu payları sonradan davalıya aktardığını, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı gerçekleştirildiğini ileri sürerek payları oranında tapu iptali-tescil istemişlerdir.
Davalı, satışların gerçek olup bedellerinin ödendiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaanın ispatlandığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi M. Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut kayıt ve belgelerden; davaya konu 75 ve 80 parsel sayılı taşınmazların 1/2 şer payının müşterek miras bırakan Fatma adına kayıtlı iken vekil kılınan davalı oğlu İbrahim aracılığıyla ara malik Y. Demir'e satış suretiyle devredildiği, aynı akitte miras bırakanın dava dışı 4 parça taşınmazının da devrinin gerçekleştiği, Y. Demir'in 1998'de öldüğü, mirasçılarının kendilerine intikal eden 75 ve 80 sayılı parsellerdeki dava konusu 1/2'şer payı davayı İbrahim oğlu Mustafa'ya vekalet vererek davalı İbrahim'e aktardıkları, taşınmazların diğer 1/2 şer hisselerinin maliki bulunan davalı İbrahim'in böylece taşınmazların tamamına sahip olduğu sabittir.
Somut olayda, ara malik Y.'ın davalı İbrahim ile el ve işbirliği içinde taşınmazları bedelsiz olarak emaneten üzerine aldığı, daha sonra da davalıya yine bedel ödenmeksizin temlik ettiği, tüm bu işlemlerin davacılardan mal kaçırma amacı doğrultusunda muvazaalı biçimde yapıldığı anlaşıldığına göre davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, çekişmeli taşınmazların temlike konu 1/2'şer payları dışındaki davalıya ait bulunan ve miras bırakanla ilgisi olmayan diğer 1/2'şer paylarının da hüküm kapsamına alınarak tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy