(4721 S. K. m. 634, 683) (818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı Vekili, müvekkilinin kayden maliki olduğu çekişmeli taşınmazı harici satış sözleşmesi ile davalı M. Çimenli'ye sattığını, satış bedelinin bir kısmını peşin verdiğini, bakiye 3750 Euro'nun satış senedine bağlandığı halde ödenmediğini ileri sürerek akdin feshi ile haksız elatmanın önlenmesine, 500.000.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı Vekili, M. Çimenli'nin çekişmeli taşınmazı haricen satın aldığını, bakiye satış bedelinin ödenmesi konusunda ihtarname keşide edilmediğini bu nedenle temerrüde düşmediğini, akdin feshinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışının mümkün olmadığı, satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye istinaden tarafların birbirine verdiklerini iade yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafa ödenen 4450 Euro'nun iadesi için süre verildiği halde dosyaya depo edilmediği, bu nedenle taşınmazdan tahliyesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi İ. Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, kayıt malikidir. Kayda dayanarak davalıların elatmalarının önlenmesi istenmiştir. Davalı ise çekişmeli yeri davacıdan haricen satın aldığını savunmuştur. Gerçekten, haricen satın alma olgusu saptanmış durumdadır. Esasen anılan yön yanların ve Mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki, Medeni Kanunun 634. Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümlerine göre tapulu taşınmazın satışına ve mülkiyetin devrine ilişkin sözleşmeler resmi biçimde düzenlenmedikçe geçerli sayılmazlar. O halde değinilen buyurucu yasa maddeleri ve 10.07.1940 tarih 2/7 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı gözetilerek, haricen ödenen satış bedeli için davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle kayda dayalı davanın kabulüne ve elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428 maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.11.2004 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy