(4721 S. K. m. 683) (492 S. K. m. 13)
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, tapuda hazine adına kayıtlı 2838 ve 2839 parsel sayılı taşınmazların davalıya ilişkin maden (şist) işletme ruhsat sahası içerisinde kaldığını, ancak, hazinenin özel mülkü olan anılan taşınmazlar için davalı tarafından kiralama talebinde bulunulmadığını ve davalının haksız işgal eden konumunda olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazları verilen maden ruhsatına dayalı olarak işlettiğini maden ruhsatıyla işletilen hazineye ilişkin yerlerde ayrıca kira sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmadığını; davacının kira alacağından mahrum kaldığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açtığı davanın redle sonuçlandığını kesin hüküm oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirkete ilişkin işletme ruhsatının davaya konu taşınmazları kapsadığı ve ruhsatın 27.11.2002 gününden başlayarak 10 yıl süreyle temdit edildiği, davalının fuzuli şagil sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç T.'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına özellikle İdare Mahkemesi ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararları gözönünde tutularak davalının fuzuli şagil sayılamayacağı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasanın değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy