(4721 S. K. m. 683) (492 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 7269-1051 Sayılı Afetler Kanununa göre hak sahibi kabul edilen davalının eşi M. Yılmaz'ın 5125 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hak sahipliği ve borçlanmasının afet bölgesi sınırı dışında evinin bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiğini ve afet konutunu boşaltarak anahtarları teslim etmesi hususunun davalıya tebliğ edilmesine rağmen konutun fiilen teslim edilmediğini ileri sürüp elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine ait 2. ev olarak belirtilen evin yıkılmış olduğunu ve oturulamaz durumda bulunduğunun Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/122 değişik iş sayılı kararı ile tespit edildiğini ileri sürüp açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davacı hazineye ait olup 7269 Sayılı Yasa gereği davalıya tahsis edilen taşınmaz bakımından davalının tahsis koşullarını taşımaksızın anılan yeri tasarrufu altında bulundurduğu anlaşıldığına göre, davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davacı hazine dava dilekçesinde dava konusunun değerini 12.400.000.000 TL. olarak bildirmiş bu değere itiraz edilmemiştir. Yerinde yapılan keşifte çekişmeli yerin değerinin 41.377.000.000 TL. olarak belirlendiği görülmektedir. Gerçekten hazine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi gereği harca tabi değildir. Ne var ki, keşfen artan değer yönünden hazinenin dava değerinin bu olduğu yolunda bir isteği ve beyanı yoktur. Dava dilekçisinde dava değerine ilişkin saklı tutulan bir hak da bulunmamaktadır.
Öyle ise, dava değerinin dava dilekçesinde belirtilen değer olarak kabulü ve buna göre yargılama giderleri ile avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy