(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 237)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 13 parsel sayılı taşınmazdaki dairelerinden birini davalının işgal ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli dairede ve yükleniciden başka yerden satın aldığı dairenin tamamlanmaması nedeniyle yükleniciyle kira ödemeden dairesi tamamlanana kadar oturması yönünde yaptıkları sözleşme gereğince oturduğunu, dava açıldıktan sonra taşınmazı davacıya teslim ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli dairenin davacıya ait olduğu ve iktisap tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerektiği;elatmanın önlenmesi yönünden ise dava konusu yerin teslim edildiğinden konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığından söz edilerek reddine ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 13 parsel sayılı taşınmazda dava dışı Bayram 30/90 oranında paydaş iken başka taşınmazdaki inşaatı nedeniyle davalıya satmayı vaat ettiği bağımsız bölüm karşılığı olmak üzere, eldeki davada çekişme konusu bağımsız bölümde payına karşılık olarak davalının oturmasını sağladığı, davalının o tarihten dava tarihine kadar çekişmeli bağımsız bölümde oturduğu, bu arada Bayram tarafından bu bağımsız bölüme özgülenen payın önce davacının bayiine, sonra 27.7.2000 tarihinde davacıya satıldığı;davacının akrabası olduğunu da söylediği davalının çekişme konusu bağımsız bölümde oturduğunu bilerek satın aldığı ve davalıya dava tarihine kadar ihtarda çekmediği tartışmasızdır. Bu durumda, davalının çekişmeli yerde dava tarihine kadar muvafakatla oturduğu kabul edilmelidir. Yargılama devam ederken davalının çekişmeli daireyi terkettiği de anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, konusuz kalan elatmanın önlenmesi davasında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken davanın reddedilmesi doğru olmadığı gibi, ecrimisil isteminin de reddedilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 3.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy