(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulundukları 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki camiin haklı ve hukuki gerekçe olmaksızın davalılar tarafından yıktırıldığını, yerine şadırvan ve tuvalet yapıldığını ileri sürüp, davalıların taşınmaza el atmasının önlenmesine ve 67.782.000.000 TL. tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı dernek vekili, taşınmazın belediye tarafından yıkıldığını, müdahalenin söz konusu olmadığını belirtmiş, davalı belediye vekili ise, alınmış bir yıkım kararının bulunduğunu, yeni tuvalet yapılmayıp, düzenleme yapıldığını, yerin imar planına uygun olarak yeşil alan haline getirildiğini beyan edip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının tazminat talebinin reddine, el atmanın önlenmesi davası için de mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tazminat isteminin reddine, el atmanın önlenmesi istemi bakımından görevsizliğe karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın kayden davacı vakfa ait bulunduğu, anılan yerde daha önce mevcut olan camiin, davalı Belediye'ce yıkılıp, yerin, kısmen yeşil alan ve kısmen de şadıvan ve tuvalet olarak tasarruf edildiği anlaşılmaktadır.
Yapının yıkımına, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunca 5.12.1985 gün ve 1685 sayılı ile karar verildiği, Belediyenin bu kararı yerine getirdiği dosya kapsamıyla sabittir. Öyle ise, değinilen işlemden dolayı davalı Belediyenin haksız eyleminin varlığından söz edilemez. Bu bakımdan davacının tazminat isteminin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Çekişmeli yerin, Belediyece yapılan imar planı ile yeşil alan olarak düzenlendiği, ancak bu işlemin İdari Yargı yerinde iptal edildiği görülmektedir. Anılan iptal kararı ile davacının çekişmeli parseldeki mülkiyet hakkının devam ettiği açıktır. Buna karşın davalı Belediyenin dava konusu 1 parseli yukarıda açıklandığı gibi kullanmayı sürdürdüğü sabittir.
Hal böyle olunca, el atmanın önlenmesi davası bakımından davacı vakfın isteğinin haksız eyleme dayalı tasarrufun ortadan kaldırılması niteliğini taşıdığı gözetilerek, çekişmenin adli yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerektiği dikkate alınıp, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu istemin idari yargı yerinin görevinde olduğundan bahisle görev yönünden istemin reddi doğru değildir.
Sonuç: Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy