(1086 S. K. m. 409/5)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, davalı tarafından şirkete satılan 14 parsel 3 ve 4 nolu daireleri davalının tahliye etmediği gibi, dairelerden birini son dört ay içinde kiraya verdiğini ileri sürüp 4 nolu bağımsız bölümün tahliyesine, her iki bağımsız bölüm için 1999-2002 yılları arasında fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 2.000.000.000 TL. ecrimisil istemiştir.
Davalı - (karşı davacı), dava konusu iki adet daireyi şirket ortaklığından ayrılmadan önce şirketin kredi kullanabilmesi için teminat gösterilmek üzere, bedelsiz olarak, davacı şirkete devrettiğini, gerçek bir satış olmadığını, taşınmazların esaslı hataya düşürülerek ve hile ile elinden alındığını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile adına tescilini isteyerek asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyeti davacıya ait taşınmazlara davalının elattığının sabit olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile birleşen davanın HUMK. nun 409/5 md. uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali-tescil davasının açılmamış sayılmasına ve 4 nolu bağımsız bölüme elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; çekişme konusu 14 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait bulunduğu, bu yeri davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işgalinde bulundurduğu anlaşılmaktadır. Öyle ise elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, eldeki dava ile birleştirilen ancak takip edilmeyen tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davada istek konusu olmadığı halde, talep dışına çıkılarak aynı yerdeki 3 no.lu bağımsız bölüm hakkında da elatmanın önlenmesine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca davalının, eski ortağı bulunduğu davacı şirkete ait taşınmazlarda, ihtar tarihi olan 24.6.2002 tarihine kadar şirketin muvafakati ile oturduğu, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı anlaşıldığına göre, ihtar tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hesaplanması gerekirken ecrimisile taşınmazların temlik tarihinden itibaren hükmedilmesi de isabetsizdir.
Sonuç: Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK 428. md. gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy