(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan armut ağacının davalılarca kesilmek suretiyle taşınmazına haksız elatıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi 1.500.000.000.TL. zararın tazmini isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, ağacın kendi taşınmazları içinde bulunduğunu ve kestiklerini mahsulüne de kendilerinin topladıklarını ağacın davacıya ait olmadığını, belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, tazminat davasının bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar N. ve A. Akyüz tarafından duruşma istemli olarak süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ö. Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi duruşma istemi tebligat pulu eklenmediğinden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; kadastroca oluşan çap kaydı esas alınmak suretiyle bir uygulama ve araştırma yapılmamıştır.
Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yöntemine uygun uygulama yapılması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hangi poligon ve röper noktaların esas alındığı belirtilmeden düzenlenen rapora göre yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Davalılar N. ve A. Akyüz'ün temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy