(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, murisleri B. Bertan'ın dava konusu taşınmazlardan bir kısmını davalılardan eşi Cemileye bir kısmını ise oğlu Muhammet'e ve Muhammet'ten olma torunlarına mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu 19 parsel ve 383 parselin 1/2 payının iptal ve tescil talebinin feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın ise mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle kabulüne, miras payları oranında davacılar adına iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekillerince tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın 19 ve 383 parseller yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; varlıklı bir kişi olan, mal satma ihtiyacı bulunmayan ve davalılar ile birlikte oturan miras bırakanın 793, 794, 795, 796, 797, 798, 79 ve 676 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalılara temlik ettiği anlaşıldığına göre bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu parsellere yönelik davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, miras bırakan tarafından bağış yoluyla temlik edilen 8 parsel sayılı taşınmaz bakımından 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı; geçerli olan bu tür işlemlerin tenkise tabi olduğu, ne var ki, davada tenkis isteğinde bulunulmadığı nazara alınarak 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu parsel içinde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Davacının temyizine gelince; birleştirilen davaların müstakil olma niteliklerini kaybetmeyeceği düşünülmeksizin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8. Maddesi gereğince her dava için ayrı avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmesi isabetsizdir. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy