(2981 S. K. m. 10/c)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, öncesi hazineye ait olan 25327 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması gördüğünü, imar planında lise sahası olarak ayrıldığını, davalı kurumun 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesi gereğince taşınmazın devri talebini yerine getirmediğini ileri sürüp taşınmazın 1368 m2'lik bölümünün mülkiyetinin hazineye ait olduğunun tesbitine ve bu bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın 3533 Sayılı Yasa gereğince hakemde görülmesi gerektiğini, davacının taşınmazın kamulaştırılması işlemlerine başladığını, davacıya belirlenen bedelin düşük olduğu, bedelin istedikleri miktara çıkartıldığında tapuda ferağ vereceklerini bildirdiklerini, bedelsiz devrin söz konusu olmayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazineye ait olduğu, taşınmazın bilirkişi raporu doğrultusunda hazine adına tescili gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi E. Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 25327 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Çankaya Belediyesi adına 14.02.1988 tarih ve 6209 yevmiye ile 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesi hükmü gereğince tescil edildiği, yapılan idari işlem sonucu davalı belediyenin anılan parselde hazine ile birlikte paydaş kılındığı görülmektedir. Davada, değinilen işlem sonucu belediyeye verilen payın iptalinin istendiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın encümen kararına dayalı şuyulandırma işlemi ile oluştuğu ve anılan kararın halen geçerliliğini koruduğu ve ayakta bulunduğu anlaşıldığına göre söz konusu idari karar idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy