(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 2520 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından asfalt şantiyesi kurularak elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazın Karayollarınca kendisine tahsis edildiğini belirterek husumetin Karayollarına yöneltilmesi gerektiğini savunmuş, diğer davalı Karayolları ise dava konusu taşınmazın İl Özel İdaresinden taş ocağı olarak kiralandığını ve davalı şirkete tahsis edildiğini sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tapu kayıtlarına üstünlük tanımak suretiyle ve dava konusu taşınmazın kiralandığına dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.2.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Akyapı İnş. San. A.Ş. vekili Avukat Lütfi Turan geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukat ile temyiz edilen vekili avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalıların, kayden davacıya ait bulunan 2520 parsel sayılı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattıkları saptandığına, taşınmazın davacıya intikali aşamasında üzerinde herhangi bir yükümlülük bulunmadığına göre davanın kabul edilmiş bulunmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak;
Dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davacı vekili yararına avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, keşfen saptanan yargılama aşamasında harcı tamamlanmayan değer gözetilerek vekalet ücreti takdiri doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukat Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400,00 YTL duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy