(1086 S. K. m. 73)
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, murisleri A. Ünal'dan intikalen gelen dava konusu taşınmazın, veraset ilamında mirasçılarından F.'nın isminin yer almaması sebebiyle tapu paylarının yanlış yazıldığını, davalılardan R.'nin de kendisine hibe edilen hisselerin tamamı üzerinde tasarruf etme imkanının bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu 106 parsel 5 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle yeni belirlenecek pay oranları üzerinden F. Saraç'ın payının da tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, aradan yirmi yılı aşkın zaman geçmesine rağmen talepte bulunmayan F.'nın dava açma hakkının bulunmadığını, sürenin geçirildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, veraset ilamına göre F.'nın muris A.'in mirasçısı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın tapusunun iptaliyle, mirasçılar adına, miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.2.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vekili Avukat Y. Ayözger geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Uğur Ş.'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ketmi verese iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 106 parsel 5 no.lu bağımsız bölümün Zonguldak Maden İşçileri Konut Yapı Kooperatifine ilişkin iken tahsisen tarafların ortak miras bırakanı A.'in mirasçıları olduğunu gösteren Zonguldak Sulh Hukuk Mahkemesinin 3.4.1974 tarih, 1974/730 esas, 74 karar sayılı veraset ilamı gereğince ilamda adı geçenler adına tescil edildiği görülmektedir.
Davacılar anılan veraset ilamının yanılgılı olduğunu, davacılardan F.'nın ketmedildiğini ileri sürmüşler, bu kez dosyaya F.'nın da mirasçı olduğunu gösteren Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.7.2002 tarih 2002/438 esas-479 karar sayılı veraset belgesini ibraz etmişlerdir. Her iki veraset ilamı da hasımsız olarak alınmıştır.
Bu durumda, birbirine çelişkili iki veraset belgesinin bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki çekişmenin, kayıt maliki davalıların hasım gösterilmesi suretiyle alınacak veraset ilamıyla çözüme kavuşturulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davacılara yukarda açıklandığı anlamda hasımlı veraset ilamı almak üzere önel verilmesi, açılacak davanın eldeki dava bakımından bekletici sorun sayılması, ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken; veraset ilamları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy