(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, davalı Satı'nın miras bırakanı H.'nin sağlığında tapuda kaydı bulunmadığını bildirdiği çekişmeli taşınmazı 8.2.1989 tarihli harici satış senedi ile kendisine satarak, zilyetliğini devrettiğini, H.'nin ölümünden sonra davalı Satı'nın murisinden kalan tüm taşınmazları davalı H. Beşli'ye sattığını, bu satış sırasında daha önce kendisine satılan taşınmazın tapulu olduğunun ortaya çıktığını ve davalılar arasında yapılan işleme bu taşınmazın da yanlışlıkla dahil edildiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Birleşen dosyanın davacısı Osman oğlu S. A., daha önce miras bırakanı tarafından satış senedine konu edilen taşınmazın murisinden kalan taşınmazların yerlerini ve mevkiini bilmemesi nedeniyle davalı H. Beşli'ye satışı sırasında yanlışlıkla davalıya devredildiğini, oysa çekişmeli taşınmazın H. Beşli ile aralarındaki alım satıma konu olmadığını bu taşınmaz için davalıdan herhangi bir bedel almadığını, daha önceki harici satış senedinde tanık olarak bulunan davalının bu yanlışlığı fark ettiği halde kötü niyetli olarak müdahale etmediğini ileri sürüp, tapu kaydının iptalini istemiştir.
Davalı H. kızı S. A., davaya bir diyeceği olmadığını, dava konusu taşınmazı annesinin davacıya sattığını, H. Beşli'ye sadece 3 tarla sattıkları halde, tarlanın mevkisini yanlış bildiklerinden hataen tapuda davalı H. Beşli'ye verdiklerini bildirmiştir.
Davalı H. Beşli, kendisine satış yapan kişinin H. kızı S. A. değil, Osman oğlu S. A. olduğunu, tapulu taşınmazların harici satışının geçersiz olduğunu, dava konusu yerin tapulu taşınmazlar içinde olduğunu bilmediğini, satın aldıktan sonra yerleri araştırırken dava konusu yeri de satın aldığını tesbit ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazla ilgili tapuda sehven işlem yapılıp davalı üzerine geçirildiği, taraflar arasında taşınmazın satışı yönünde irade birliği oluşmadığı, davalının harici satış işleminde tanık olması nedeniyle kötü niyetli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı H. Beşli tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Asıl dava, tapu dışı haricen satın almaya dayalı tapu iptal-tescil, birleşen dava ise, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile asıl davanın davacısı H. Kuru adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacı H. Kuru'nun çekişmeli taşınmazı 8.2.1989 tarihli harici satış senedi ile, ilk kayıt maliki H. Leylek' den haricen satın aldığı ve zilyetliğinin kendisine devredildiği, H. tarafından taşınmazın daha sonra 5.9.1989 tarihinde S. A.'na kayden devredildiği, onun da 12.1.1990 tarihinde davalı H. Beşli'ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların haricen satışı geçersizdir. (MK. 706, BK. 213 ve Tapu Kanununun 26. md.) Öte yandan tapu maliki H., harici satıştan sonra taşınmazı kayden satmakla bu satış da bozulmuştur. Bu durumda tapu dışı satışa dayalı davanın dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Birleştirilen dava bakımından ise, davacı Satı, hata hukuksal nedenine dayanıyor ise de, netice-i talebinde kendi adına tescil isteğinde bulunmamıştır. Öyle ise, bu tür bir davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, her iki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy