(4721 S. K. m. 683, 688)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 765 ada 132 parsel sayılı taşınmazda dava dışı arsa malikleri ile dava dışı yüklenici arasında yapılan inşaat sözleşmesine göre yükleniciye isabet eden dava konusu bağımsız bölümü satın alarak tapuda paydaş olduğunu, davalının hiçbir haklı nedene dayanmaksızın taşınmazı işgal ettiğini ileri sürüp el atmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının çekişmeli bağımsız bölümün maliki olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Senem Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu 765 ada 132 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, davacının 15.9.1999 tarihinde edindiği pay nedeniyle çekişmeli yerde paydaş bulunduğu, davalının kayıtla bir ilgisinin olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın çekişmeli taşınmazdaki bir bölüm yeri işgalinde bulundurduğu da sabittir. Esasen bu husus davalının ve mahkemenin de kabulündedir.
Paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda paydaşın anılan taşınmaza vaki tecavüzlerin önlenmesini istemesini engelleyen bir yasal düzenleme mevcut değildir. Aksine paydaş, payından kaynaklanan mülkiyet hakkını kullanmak suretiyle haksız işgalcilerin tecavüzlerinin men'ini her zaman isteyebilir.
Hal böyle olunca, kayda üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy