(4721 S. K. m. 683, 702/2) (YİBK 6.5.1955 T 1955/12 E 1955/18 K)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden paydaşı bulundukları 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki çekişme konusu dükkanı, dava dışı paydaşlarından A. N. Tabakoğlu'nun davalıya kiraya verdiğini, kira sözleşmesinin geçerli olmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, çekişme konusu dükkanın, paydaşlar arasında yapılan fiili taksim sonucu kendisine kiraya veren A. N. Tabakoğlu'na düştüğünü bu konuda paydaşlar arasında düzenlenmiş sözleşme bulunduğunu herkesin kendisine düşen yeri tasarruf ettiğini geçerli kira sözleşmesine dayalı olarak dava konusu dükkanı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar ile dava dışı A. N. Tabakoğlu arasında yapılan fiili taksim sonucu çekişme konusu dükkanın davalıya kiraya veren A. N. Tabakoğlu'na düştüğü davacıların da kendilerine bırakılan dükkanları aralarında yaptıkları sözleşmeye uygun olarak kullandıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ş. D. İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, taşınmazda davacılar dışında çok sayıda paydaş bulunduğu görülmektedir.
Davalının, çekişmeli yerde kayda dayalı bir hakkı mevcut değildir. Çekişmeli yeri dava dışı paydaşlardan A. N.'den kiraladığını savunmuştur.
Paylı mülkiyet üzere olan taşınmazda kira ilişkisinin kurulması önemli idari tasarruflardan olup Türk Medeni Kanununun 702/2. maddesi ve 6.5.1955 tarih 12/18 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı uyarınca pay ve paydaş çoğunluğu ile oluşturulmayan sözleşmelere değer verme olanağı yoktur.
Davalının savunduğu kira ilişkisinin yukarıda açıklanan Yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararına uygun olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, davalının çekişmeli taşınmazı haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın işgal ettiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle reddedilmiş olması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy