(4721 S. K. m. 683, 693) (YHGK. 04.10.2006 T. 2006/1-634 E. 2006/621 K.) (YHGK. 24.05.2006 T. 2006/1-273 E. 2006/310 K.)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı Semih hariç, diğer davalılarla birlikte dava konusu 6431 nolu parselde paydaş bulunduklarını davalılar tarafından taşınmaz üzerinde bulunan binaya kaçak ilave kat yapıldığını, sığınağın daireye dahil edildiğini, dairedeki petek sayılarının artırıldığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve projesine uygun hale getirilme isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan İsmet duruşmaya gelmemiş bir cevap da vermemiş, diğer davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece taşınmaz üzerindeki binada kat irtifakının kurulmadığı tarafların taşınmazda paydaş oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilme isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan delillere göre, çekişmeli taşınmazın arsa niteliğiyle davacılar, davalı ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu taşınmazda 4.8.1986 tarihli ruhsata bağlı olarak 3 katlı bina yapıldığı, aynı zamanda birde kat ilave edildiği, ne var ki çekişme konusu ilave katın tamamen projeye aykırı ve kaçak olduğu, nitekim Belediyenin de bu gerekçeyle yıkım kararı aldığı tartışmasızdır.
Türk Medeni Kanununun 693. maddesine göre, paydaşlardan her biri diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
Ancak, kat irtifakına geçilmeyen ve diğer paydaşların haklarıyla bağdaşmayan kaçak yapının bir paydaş veya paydaşlar tarafından kullanılmasının yasa hükmüne uygun düştüğü söylenemez.
Hal böyle olunca, yukarda açıklanan ilkeler gözetilerek, binanın proje ve ruhsata aykırılıkların giderilmesi suretiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy