(818 S. K. m. 214)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 3144 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini evlenmek amacıyla davalıya bağışladığını ve davalı ile tapuda yapılan devir işleminden sonra evlendiklerini, fakat davalının müşterek haneye gelmemesi ve evlilik birliğinin fiilen kurulmaması sebebiyle boşanma davası açtığını, bağıştan dönüş koşullarının gerçekleştiğini ileri sürüp, taşınmazın davalı adına olan 1/2 hissesinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı ile evlenebilmek için temlik edildiği bu devir karşılığında herhangi bir bedel ödenmediği evliliğin fiilen gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 3144 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının 3.10.2001 tarihli akit ile davacı tarafından davalıya satış yolu ile temlik edildiği görülmektedir. Aksi kanıtlanamayan resmi akit tablosu kapsamından, akit nedeniyle davalı tarafından davacıya bir bedel ödendiği de sabittir. Davada ileri sürüldüğü gibi temlikin bir koşula bağlı bulunmadığı açıktır. Öte yandan Borçlar Kanununun 214. maddesi hükmü gereğince satış akdinin koşula bağlanması da olanaksızdır.
Kural olarak, sözleşmelerdeki geçersizlik sebeplerinin akdin yapıldığı tarihte varlığı asıldır. Akdin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkan sebepler akdin geçersizliğine dayanak yapılamaz. Davada akit tarihi itibariyle bir geçersizlik sebebi de ileri sürülmüş değildir. Satış akdinden sonra taraflar arasında geçimsizlik doğmuş olması ve bu halin boşanma davası sebebi yapılmış olması başlangıçta geçerli olarak kurulan satış akdinin geçersizliği nedeni olarak kabul edilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın kabulü doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy