(1086 S. K. m. 91) (818 S. K. m. 390)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murislerinden intikal eden dava konusu taşınmazların intikal ve tescil işlemlerinin yürütülmesi için davacı tarafından davalı Mehmet'in vekil tayin edildiğini, vekilin 41, 22, 12 parsellerle 18 parselin 4/6 payını davacı İdris'e, 1/6 payını Zarife, 1/6 payını Davut'a, 19 ve 20 parselleri davalılardan Zarife ve Davut adına tapuya tescil ettirdiğini, yapılan intikal ve tescillerin davacının talimatına uygun olmadığını, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, ileri sürerek 14.8.2001 tarihli miras taksim sözleşmesinin iptaline, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteklerinde bulunmuş, 8 parselle ilgili olarak açtıkları davadan feragat etmiştir.
Davalı Mehmet, muristen kalan taşınmazların vekalete uygun olarak taksim ve intikal işlemlerinin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur; diğer davalılar ise vekilin anlaşmaya aykırı intikal yaptırdığını savunmuşlardır.
Mahkemece, 8 parselle ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden ise vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüyle 41, 22, 12 ve 18 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle davacının miras payı oranında adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı Mehmet vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 1.3.2005 Salı günü saat 9.15 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya bilahare Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişme konusu 41, 22, 12 ve 18 parseller yönünden davalı Mehmet'in vekaleten temsil yetkisini kötüye kullanmak suretiyle anılan taşınmazlardaki davacı payını kendisine intikalini sağladığı saptandığına göre bu olgu benimsenerek davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davacı 8 parsel sayılı taşınmaz bakımından davadan feragat ettiğine göre bu taşınmaz yönünden davalı vekili yararına Avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy