(4721 S. K. m. 706, 713) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, paydaşı bulunduğu 3431 parsel sayılı taşınmazda bulunan evi davalıların haksız kullandığını, ihtara rağmen evi boşaltmadıklarını ve ödeme yapmadıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Salih, taşınmazda paydaş olduğunu, davacının payını haricen diğer paydaşlara sattığını, davalı Ali ve Metin, çekişme konusu yeri dava dışı paydaşlardan haricen satın aldıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda davalı Salih'in paydaş olduğu, diğer davalıların malik sıfatıyla zilyet oldukları, kullanımlarının mülkiyet hakkına dayandığı, davacı kullanımına engel olunmadığı ve davacının gelirden yoksun bırakılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, paylı mülkiyet üzere olan taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, taşınmaz üzerinde tek çatı altında 3 müstakil bölümlü ev bulunduğu, davalılardan Salih'in taşınmazda paydaş olduğu, diğer davalıların taşınmazda paydaş bulunan dava dışı paydaşlardan haricen pay satın aldıkları ve bu harici satışlara dayanarak fen ehlinin 25.3.2004 tarihli krokisinde B ve C harfi ile gösterilen bölümleri kullandıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların harici satışına değer verilmesine yasal olanak yoktur. (TMK 706, BK. 713, Tapu Kanunun 26. Mad.) Ayrıca, çekişme konusu taşınmazda fiili kullanma biçimi ve özel parselasyonun oluştuğu da söylenemez.
Hal böyle olunca, paydaş davalı Salih'in payına karşılık bir yer kullandığı anlaşıldığına göre bir davalı hakkında verilen ret kararı doğru ise de; öteki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy