(442 S. K. Ek. m. 13) (Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği m. 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların 442 sayılı Köy Kanunu ve ek 3367 Sayılı Yasa ve Köy Yerleştirme Alanı Yönetmeliği uyarınca davalılara verildiğini, ancak davalıların anılan yasa ve yönetmeliklere uygun yapılanmada bulunmadığı, yasada aranan koşulları taşımadığı, taşınmazları haricen sattıklarını ileri sürerek, tapu iptal ile belediye adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, taşınmazların kiraya verildiğini, satılmadığını bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddiaların sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Getirtilen kayıt örneğinden, çekişmeli taşınmazların 3367 Sayılı Yasaya göre takyitli olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, hazineye ait olan yerlerin 3367 Sayılı Yasaya göre köy tüzel kişiliği tarafından kişilere tahsis edilmesi nedeniyle sonradan belediye teşkilatının kurulmuş olmakla davada belediyenin aktif dava ehliyetinin bulunduğu kuşkusuzdur. Öte yandan gerek anılan 3367 Sayılı Yasanın ek 13. maddesi ve gerekse buna bağlı olarak çıkartılan Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinde de tahsis ve geri alma koşulları açıklanmıştır.
Her ne kadar geri alma ibaresi yasada yer almamakla beraber 13. maddesinin 1. fıkrası taşınmazın ihtiyaç sahiplerine satılmasını,3 fıkrası da satılan parseller üzerinde satıştan itibaren en geç 5 yıl içinde bina yapılmasını zorunlu kılmış, her iki hal içinde ortak bir yaptırım koymuştur. Ortak yaptırımın karşılığının geri alma olacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan yasada bu yönde açık hüküm bulunmamakta ise de, yasanın amacı ve yukarıda değinilen madde hükmü birlikte değerlendirildiğinde yönetmelikte yer alan geri almanın yasaya aykırı olduğu söylenemez. Somut olayda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek bir araştırma yapılmamıştır.
Sonuç: Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle taşınmazın davalıya tahsisine ilişkin tüm kayıt ve belgelerin getirtilmesi, davalı lehine ihtiyaç sahipliği koşullarının oluşup oluşmadığının ve geri almayı gerektiren bir halin mevcut olup olmadığının yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler gözetilerek incelenmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy