(4721 S. K. m. 705)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, dava konusu 37 nolu parselde A Blok 2 nolu ve B Blok 2 nolu bağımsız bölümlerin ½ payı üzerinde elbirliği halinde malik olduklarını diğer ½ payın ise miras bırakanları anneleri Behiye adına kayıtlı iken, miras bırakan tarafından dava dışı oğlu İbrahim Halil'e satış suretiyle temlik edildiğini bunun üzerine İbrahim aleyhine açılan iptal davası sonucunda, temlik edilen payın miras payları oranında iptal ve tesciline karar verilip kesinleştiğini, ancak bu arada İbrahim'den alacaklı olan davalının yaptığı icra takibi sonucunda dava konusu payları alacağına mahsuben ihalede aldığını ileri sürerek mülkiyet hakkının davacılara ait olduğunun tespitini, davalı adına kayıt oluşmuşsa iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı Muazzez yönünden, bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı Münir yönünden, daha önce lehine kesinleşen ilamın, cebri satış işleminden önce olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, mülkiyetin aidiyetinin tespiti ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişme konusu 37 parseldeki A.Blok 2, B Blok 2 nolu bağımsız bölümlerdeki ½ payın davacılar ile dava dışı İbrahim'in ortak miras bırakanları Behiye'ye ait iken, adı geçenin bu payını dava dışı İbrahim'e 1.6.1990 tarihinde temlik ettiği, bu temlik üzerine davacılar Muazzez ve M.Münir tarafından muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların 1995 yılında sonuçlandığı, verilen hükümlerin Muazzez bakımından 18.01.1996 tarihinde M.Münir bakımından ise 1.2.2000 tarihinde kesinleştiği, ancak hükümlerin tapuda infaz edilmediği görülmektedir.
Bu arada, dava dışı İbrahim'in daha sonra Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu na intikal eden bankalara olan borcundan dolayı hakkında 1998 yılında yapılan icra takibi sonucu, miras bırakan Behiye'den edindiği payın cebri satışı ile 11.1.2000 tarihinde takip alacaklısı bankaya intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar, eldeki davada davalı Bankaya geçen İbrahim payı içerisindeki hükmen edindikleri payların kendilerine aidiyetinin tespiti ile, adlarına tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Bu seyir içerisinde tapuda davacı Muazzez'in hükmen edindiği payın adına tescil edildiği, M. Münir bakımından ise, sicil de herhangi bir işlem yapılmadığı da sabittir.
Türk Medeni Kanununun 705. maddesinde düzenlendiği üzere, taşınmaz mülkiyeti tescille geçer. Ancak, eldeki davada tartışıldığı gibi mahkeme kararı bulunması ve cebri satış yapılması halinde mülkiyet tescilden öncede kazanılır.
Değinilen düzenleme çerçevesinde eldeki çekişmeye bakıldığında davacı, Muazzez payı yönünden muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan dava sonunda verilen kararın 18.01.1996 tarihinde kesinleştiği saptandığına göre, onun bakımından mülkiyetin ihale tarihinden önce adı geçene geçtiği kabul edilmelidir. Nitekim Tapu Sicilince de bu husus dikkate alınarak Muazzez payı adına tescil edilmiştir. Öyle ise, Muazzez bakımından açılan davanın konusuz kaldığı kabul edilmek suretiyle, bu surette hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davacı M. Münir bakımından ise muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan dava sonucunda verilen hükmün İbrahim payının davalı Fon'a ihale tarihi olan 11.1.2000 tarihinden sonra 1.2.2000 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda davacı M. Münir payı bakımından dava konusu ettiği payın ihale ile önceden davalı fona geçtiği kabul edilerek, onun yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı saptama ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy