(3533 S. K. m. 1, 4) (3194 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, Gelibolu İlçesi, Alaeddin Mahallesi, 28 Ada, 8 parsel sayılı taşınmazın hazineye aidiyetinin hakem kararı ile tespit edildiğini ileri sürerek, kesinleşen tespit kararı doğrultusunda tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı belediye, çekişmeli taşınmazın İmar Yasasının 11. maddesine uygun olarak tasarruf edildiğini, yasanın amacı dışına çıkılmadığını belirterek haksız ve dayanaktan yoksun açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazineye aidiyetinin hakem kararı ile tespit edildiği, tespit kararının 17/10/2003 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi İlknur Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, İmar Kanununun 11. maddesi gereğince taşınmazın mülkiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, çekişme konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı hazineye ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya 3533 Sayılı Yasa hükümleri gereğince hakem sıfatıyla bakılarak 03.03.2003 tarihinde, 1995/304 esas, 2003/64 sayı ile karara bağlandığı, davalının itirazının da 15.10.2003 tarihinde reddedildiği, kararın bu tarihte kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 3533 Sayılı Yasa değişikliğe uğramadan önce; 5519 Sayılı Yasanın 1. maddesinde öngörüldüğü üzere taşınmazların sicile tescilinde Genel Mahkemelerin görevli olması hali hariç, 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlar arasındaki çekişmelerin niteliği ne olursa olsun hakem mahkemesi sıfatıyla çözüme bağlanması gerekmekte idi. Nevar ki, 3.7.2003 tarihinde kabul edilip 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili çekişmeler bu maddenin kapsamı dışına çıkartılarak çekişmelerin genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Bir başka söyleyişle, taşınmazın aynına yönelik çekişmelerde 4916 Sayılı Yasa değişikliği ile hakemin görevi son bulmuştur.
Bilindiği üzere; görev kuralı, kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemelerce davanın her aşamasında kendiliğinden ( res'en ) gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Öte yandan, yasal düzenlemelerle sonradan yürürlüğe konulan usul hükümlerinin özellikle mahkemelerin görevini belirleyen kuralların kesinleşmemiş eldeki davalarda da uygulanacağı açıktır.
Bu hale göre; değinilen açıklamalar ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, hakem kararına yönelik itirazın karara bağlandığı tarihte 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi değişikliğe uğradığından hakem kararının ve buna bağlı itirazın reddi kararının kesinleştiği söylenemez. Öyleyse, mahkemenin görevsiz hakem kararını hükmüne dayanak yapması doğru değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca; işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması yerinde değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy