(1086 S. K. m. 409/5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 2803 ada 1 parsel 7 nolu dükkanını davalı Abdurrahman'a borç karşılığı teminat olarak temlik ettiğini, yazılı belgesi bulunduğunu, ancak borcunu ödemek istediğinde davalının kabul etmediğini, davadan sonra da kötü niyetli olarak diğer davalı Hüseyin'e devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, HUMK.'nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen tavsifle açılan davanın 31.10.2001 tarihli oturumunda mahkemece, davacıya vasi tayin edilmesi gereğinden bahisle ara kararı kurulduğu, aynı oturumda davacı vekilinin vekalet görevinden çekildiği, takip eden 04.02.2002 tarihinde tarafların duruşmaya gelmedikleri, dosyanın işlemden kaldırıldığı ve mahkemece 31.05.2002 tarihinde de dava yenilenmediğinden bahisle açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Mahkemenin, vasi tayinine ilişkin kurduğu ara kararı ile davada taraf teşkili açısından usuli bir zorunluluğun yerine getirilmesinin düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Usule dair değinilen karar kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece sonucunun kendiliğinden takip edilmesi gerekir.Mahkemenin bu usul kuralını dikkate almaksızın önceden verdiği karardan sarfınazar etmesi doğru değildir. Davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy