(818 S. K. m. 18, 511, 514) (4721 S. K. m. 706)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murisinin mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu 16 ve 4 nolu parselleri ikinci eşi Sevim'e, 1 nolu parseli kızı Serpile, 6 nolu parseli de torununa satış suretiyle devrettiğini, 16, 1, 6 nolu parsellerin dava açılmasını önlemek amacıyla daha sonra davalı Aziz'e satıldığını, tüm bu temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal tescil ve tenkis isteklerinde bulunmuştur.
Davalılardan Aziz, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, dava konusu 4 parselin temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne, tapusunun iptaliyle miras payı oranında davacı adına tesciline, davacının diğer parseller bakımından muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 16, 1, 6 nolu parseller yönünden tenkis talebi olduğundan, bu parseller yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil, tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlardan 4 parsel sayılı olan bakımından muvazaa olgusu gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden ise işlemlerin tenkise tabi olduğundan bahisle davanın tefrikine karar verilmiştir.
Dava, tapu iptal-tescil, olmadığı takdirde tenkis istekleriyle açılmıştır. 22.5.1987 tarih 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere değinilen isteklerin aynı dava içerisinde kademeli olarak ileri sürülmesine yasal bir engel mevcut değildir. Bunun aksine birlikte açılan değinilen davaların aynı yargılama süreci içerisinde çözüme kavuşturulup sonuçlandırılması asıldır.
Öyle ise mahkemece yapılacak iş öncelikle temlik konusu işlemler bakımından mal kaçırma irade ve amacının belirlenmesi, bu belirlemelere göre tasarruf işlemlerinin tartışılması ilk istek olan iptal talebi yerinde görülmediği takdirde tenkis koşullarının araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Bu bakımdan isteklerin ayrılarak ayrı dava konusu yapılması yerinde değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek 1, 6 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yönünden aynı dava içerisinde bir sonuca varılması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, tenkis isteği yönünden davanın tefrikine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik öteki hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy