(1086 S. K. m. 8) (2886 S. K. m. 1)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Belediyeye ait yazlık park ve kışlık kahvehanenin uzun yıllardır kiracısı olan davalıyla düzenlenen kira akdinin tarihsiz ve şekil şartlarına uyulmadan düzenlendiğini, ayrıca çekişmeli yeri davalının babasının kullandığını, taraflar arasında düzenlenen kira akdi hukuken geçersiz olduğundan davalının fuzuli şagil konumunda bulunduğunu ileri sürüp; el atmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında düzenlenen kira akdinin davacı tarafından kabul edilerek kira bedellerinin istenildiğini, kira akdinin süresi dolmadığından el atmanın önlenilmesinin istenilemeyeceğini, akdin geçersizliğinin ise Sulh Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmesi gerektiğini ayrıca kira bedellerinin alınması nedeniyle akdin feshedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında mevcut kira sözleşmesinin geçersizliğine yönelik iddianın çözümüyle ilgili davada HUMK.nun 8/2-1 maddesi gereğince Sulh hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davada, davacı Belediye park nitelikli bulunan çekişmeli yerdeki yazlık park ve kışlık kahvehaneyi davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işgal ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davalı ise kiracılık savunmasında bulunmuştur.
İddia ve savunma açısından mahkemece, yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Öncelikle çekişmeli yerin mülkiyet durumu belirlenmemiş, kiracılık savunması bakımından dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesi yönünden, kira ilişkisinin 2886 Sayılı Yasanın 1 ve 1580 Sayılı Yasanın 18.ve 34 maddeleri hükümlerine uygun olarak oluşturulup oluşturulmadığı üzerinde durulmamıştır.
Yapılacak böyle bir araştırma sonucu, geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde işgalin haksızlığından söz edilemeyecek ve davanın reddine karar verilecektir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın mülkiyetinin aidiyetinin açıkça belirlenmesi, kiracılık savunması yönünden gerekli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy