(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 5069 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı tarafından inşaat temeli atılmak suretiyle haksız müdahalede bulunulduğunu, ayrıca, taşınmazın tapu kaydında yasal mesnedi kalmayan "Nuri oğlu Osman Uçan zilyetliğindedir" şerhi olduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve zilyetlik şerhinin terkinini istemiştir.
Davalı, lehine zilyetlik şerhi bulunan dedesinin, çekişmeli yeri kendisine hibe ettiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair önceden verilen kararın Dairece " kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazıldığı" belirtilerek bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davalının mülkiyeti hazineye ait taşınmaza inşaat temeli atmak suretiyle elattığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma, zilyetlik şerhinin ise davacının taraf bulunduğu kesinleşmiş ilama dayandığı ve kesin hüküm oluşturduğundan bahisle anılan şerhin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalının temyiz talebi yasal sürede bulunmadığından temyiz isteminin reddine.
Davacı hazinenin temyizine gelince; dava elatmanın önlenmesi, yıkım ve zilyetlik şerhinin silinmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne, şerhin silinmesi isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği toplanan delillerden çekişme konusu 5069 parsel sayılı taşınmazın İskenderun Kadastro Mahkemesinin davalının murisinin tarafı bulunduğu 24.8.1994 tarih ve 1990/91 Esas 1994/28 karar sayılı ilamıyla hükmen oluştuğu anılan ilamla birlikte bu yerde davalı murisine ait zilyetlik şerhi konulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan şerhin hak sahibine kişisel hak sağlayacağı kuşkusuzdur. Şerh sahibinin bunun ayn'a ve mülkiyete dönüştürülmesi yönünde bir talebi olmamıştır. Tescilden kaynaklanan ayni hak ile şerhten doğan kişisel hakkın çatışması halinde ayn'a üstünlük tanınacağında kuşku yoktur. Mahkemece; bu düşünce gözönünde bulundurularak elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verildiğine göre, şerhin sebebinin ortadan kalktığı düşünülmelidir.
Hal böyle olunca, şerhin silinmesine de karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı gerekçelerle bu isteğin reddedilmiş olması doğru değildir. Hazinenin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy