(4721 S. K. m. 701, 702)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanın davalıya vekaletname verdiğini, ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle ve muvazaalı olarak 1473 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 3078 parsel sayılı taşınmazın ½ payını önce 9.9.1980 tarihinde eşine temlik ettiğini, daha sonra 27.4.1987 tarihinde ise anılan taşınmazları kendi üzerine aldığını ileri sürerek; tapu iptali ile payı oranında tescil olmazsa tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı, husumet ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu satıcılar ve alıcıların iyiniyetli olduklarını, murisin işlemlere vekaleten ve zımnen muvafakati olup, sağlığında diğer mirasçılara mal verdiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak çekişmeli taşınmazları bedelsiz olarak ancak satış şeklinde önce eşine temlik edip, daha sonra üzerine devraldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden davacının miras bırakanına ait 1473 parselin tamamı ile 3078 parseldeki ½ payın davalı tarafından 9.9.1980 tarihli akitle ve vekaleten davalının eşine temlik edildiği daha sonra 27.4.1987 tarihinde de anılan taşınmazların davalıya devredildiği görülmektedir.
Davacı, yapılan bu temliki işlemin vekilin vekaleten temsil yetkisini kötüye kullanarak gerçekleştirdiğini ileri sürmüştür. Tereke Türk Medeni Kanununun 701. maddesi anlamında elbirliği mülkiyetine tabidir. Anılan yasal düzenleme gözetildiğinde, mirasçılardan her birinin kendi payı oranında istekte bulunmasına olanak yoktur. Böyle bir davanın tüm iştirakçilerin katılımıyla ve terekeye iade şeklinde açılması asıldır. Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin olayda uygulama yeri yoktur.
Hal böyle olunca; elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda pay oranında iptal tescil isteğinde bulunan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy