(818 S. K. m. 240) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden maliki bulundukları 2497 parsel sayılı taşınmazı PTT binası yapılması amacıyla dava dışı Gözcüler Belediyesine bağışladıklarını, belediyenin bağış koşulunun yerine gelmesi için taşınmazı davalıya satış yoluyla devrettiğini, bugüne kadar bina yapılmadığından bağış şartının gerçekleşmediğini ileri sürüp tapu kaydının iptali ile eşit hisselerle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazı belediye ile aralarında yaptıkları protokol gereğince devraldıklarını, protokol koşullarını kendilerinin yerine getirdiklerini, davacıların kendilerine bağış yapmadıklarını, protokolde bina yapılmasına dair bir hüküm olmadığını belirtip davanın husumetten ve esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazla bir ilgilerinin bulunmadığı, davacıların taraf sıfatlarının bulunmadığı, davacıların taşınmazı belediyeye şartsız bağışladıkları gerekçesiyle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, çekişmeli 2497 parsel sayılı taşınmazı Gözcüler Belediye Başkanlığına "PTT hizmet binası" yapılmak üzere bağışladıklarını, daha sonra taşınmazın davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, ne varki, anılan tesisin yapılmadığını, böylece bağıştan rücu koşulunun oluştuğunu ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacılar taşınmazın önceki kayıt malikleri olup, dava dışı belediyeye temlik eden kişilerdir. Davada Borçlar Kanununun 240 ve takip eden maddelerine dayanılmıştır. Bu nedenle davada sıfatlarının bulunduğu kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere reddedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy