(818 S. K. m. 518) (YİBK, 05.06.1957 gün ve 25/22 s.)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 59 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıların miras bırakanına devrettiğini, bakım borçlusunun bir süre kendisine baktıktan sonra artık bakamayacağını söyleyerek evi terk ettiğini ve bir süre sonra öldüğünü, bakım borçlusunun ölümü üzerine mirasçılarının bakım görevini yerine getirmeyeceklerini bildirdiklerini ileri sürüp ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ve tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile davaya mirasçı N. devam etmiştir.
Davalılar, miras bırakanın hasta olduğu için davacının evinden ayrıldığını ve bir süre sonra öldüğünü, fiili imkansızlık nedeniyle bakım görevinin yerine getirilemediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ölünceye kadar bakma akdinin devamının davacı için çekilmez hal aldığı, miras bırakanın ölümü ile bakım görevi kendilerine geçen davalıların bu görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu taşınmazları ölünceye kadar bakma akdi ile davalıların miras bırakanı E. O. 'ya temlik ettiğini, ancak bakım borçlusunun bakım görevini yerine getirmeyerek evi terk ettiğini, daha sonra öldüğünü ileri sürerek sözleşmenin feshini ve taşınmazların aynen iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, Borçlar Kanununun 518. maddesi borçlunun ifası halinde masasında talep edebileceği miktara eşit bir parçanın tahsilinin istenebileceğini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı, 6 parsel sayılı taşınmazı 13.04.1999, 7 parsel sayılı taşınmazı 23.11.1999 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıların miras bırakanı E. O. 'ya devretmiş, bakım borçlu su E. müşterek evi terk etmiş ve 13.3.2002 de ölmüş, dava ise 3.5.2002 tarihinde açılmıştır. Alacaklının ölümü, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin sona ermesini gerektirdiği halde, borçlunun ölümü ile bu sözleşme son bulmaz. Ne var ki, borçlunun ölümünden itibaren bir yıl içerisinde bakım alacaklısının sözleşmenin feshini istemeye hakkı vardır. Alacaklı tarafından bir yıl içerisinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshinin istenilmesi halinde alacaklı borçlunun mirasçılarından sözleşmesinin yapıldığı ve tamam olduğu sırada borçluya verdiği malı isteyemez. Ancak borçlunun iflası halinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine verilmesini dava edebilir. Bu ilke 05.6.1957 tarih 25/22 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararında açıkça vurgulandığı gibi Borçlar Kanununun 518. maddesi hükmü gereğidir. Ölümle mükellefiyet ortadan kalkmış olacağından mahkemece bu esaslar göz önünde tutularak inceleme ve soruşturma yapılmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Hal böyle olunca, yukarıdaki ilke ve olgular doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy