(1086 S. K. m. 455) (4721 S. K. m. 719)
Dava : Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kesinleşmiş tescil kararıyla 6.000 m2 taşınmazın hazine adına tescilinin sağlandığını ancak fen bilirkişi raporunda taşınmazın 7772.59 m2 olduğunu ileri sürerek, maddi hatanın tavzihen yüzölçümü ve taşınmazın vasfının kararda bahsedilmemesi nedeniyle düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar, tavzih istemine yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, tavzih isteminin hükmün değiştirilmesi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tavzih istemine ilişkindir. Mahkemece, isteğin reddine karar verilmiştir.
Bir hükmün müphem olması yada birbirine aykırı ( çelişik ) fıkralar içermesi halinde hükümdeki gerçek anlamın ortaya çıkarılması için başvurulan tavzih yolu HUMK.nun 455-459 maddelerinde düzenlenmiş olup tavzih ile hüküm değiştirilmez sadece açıklanır.
Somut olaya gelince; fen bilirkişisi Erkan tarafından düzenlenen 28.6.2001 tarihli rapor ekindeki ölçü krokisi esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. 3402 Sayılı Yasanın 20, Medeni Yasanın 719. maddesine göre asıl olan krokidir. Bu durumda, isteğin yasal düzenlemelere aykırı olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, tavzih isteğinin kabulüyle taşınmazın cinsinin ve miktarının hüküm yerinde açıkça gösterilmesi gerekirken, reddi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy