(4721 S. K. m. 683) (3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı ve kendisi zilyet ettiği halde kadastro tespitinde tespit harici bırakıldığını ileri sürerek adına tescilini ve davalı Paşa Çakmak'ın elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı Paşa Çakmak, taşınmazın oğluna ait tapu kaydının sınırları içerisinde bulunduğunu, davacıyla ilgisi olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerin bir kısmı bakımından davacı lehine kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu kısmın davacı adına tesciline ve davalı Paşa Çakmak'ın elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ile davalılardan Hazine ve Paşa Çakmak tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı tespit harici yerin tescili ve elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı da tapu kaydıyla davaya karşı koymuş, mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan soruşturma ve uygulamanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının aynı kök tapudan ifrazen geldikleri, ifraz krokilerinin bulunduğu, bunun yanında davacı tapusunun son tedavülünün 1984/107 esas, 1986/49 karar sayılı miktar tashihi davası sonucunda oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisin deki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Hal böyle olunca, taraf tapularına ait tüm ifraz krokilerinin ve miktar tashihine ilişkin 1984/107 esas sayılı dava dosyasının getirtilmesi, yaşlı ve yansız üç yerel bilirkişi aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılarak tapu kayıtlarının ifraz krokilerinin ve miktar tashihi dosyasındaki krokinin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde uygulanması, çekişmeli taşınmazın anılan kayıt ve krokilerin kapsamı dışında kalması halinde zilyetlikle iktisap koşullarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine noksan soruşturma ve yetersiz uygulama ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Tarafların temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy