(1086 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki bulunduğu 1716 parsel sayılı taşınmazına komşu parsel maliki davalıların bina ve ahır yapmak suretiyle müdahale ettiklerini, taşınmazına diktiği zeytin fidanlarını sökerek zarar verdiklerini ileri sürüp; elatmanın önlenmesine, yapıların yıkımına ve 16.000.000 TL. zararın tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davacı taşınmazına müdahale eden bölüm için açmış oldukları temliken tescil davasının sonucunun beklenmesini, tazminat davasının elatmanın önlenmesi davası ile birlikte görülemeyeceğini, tecavüze konu yerin değerine göre davayı görme görevinin Sulh Hukuk Mahkemesinde olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın temliken davalı adına tesciline karar verildiği, fidanların sökülmesinden doğan zarara ilişkin davanın elatmanın önlenmesi davası ile bağlantısı olmadığı, istenen tazminat miktarı göz önüne alındığında mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle tazminat istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine, diğer istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin reddine, fidan sökmekten kaynaklanan tazminat istemi yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere, özellikle dosyada mevcut Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1481 esas, 2003/87 karar sayılı temliken tescil davası sonucu, çekişme konusu yerin davalılar adına tesciline karar verildiğine ve hükmün kesinleştiğine göre, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.
Nevar ki, bilindiği ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemenin görevi, çekişmeli taşınmazın değeri ile istenen tazminat ve ecrimisil tutarına göre belirlenir. Dava konusunun miktar ve değerleri toplamı da, Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: Öyle ise eldeki davada tazminat isteği bakımından işin esası yönünden de araştırma yapılıp hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy