(3194 S. K. m. 6, 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki bulundukları 17 parsel sayılı taşınmazlarının imar uygulaması ile davalı Emlak Bankasına ait 18 parsel ile şuyulandırılarak davalı Belediye'ye de pay verildiğini, uygulama sonucu 3 ve 4 parsellerin oluştuğunu, imar şuyulandırması işleminin iptali için İdare Mahkemesine dava açtıklarını davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, idari işlemin dayanağı kalmadığını ileri sürerek; imar çaplarının iptali ile uygulama öncesi kadastral çap haliyle tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı belediye, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairece dava konusu taşınmazların düzenleme ortaklık payı düşülmeksizin kadastral parsele dönüştürülerek kaydın eski hale getirilmesi ve Tapu Sicil Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, dahili davalı Ziraat Bankası vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar parsellerinin iptali ile kaydın eski hale getirilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iptali istenen imar parsellerinin dayanağını oluşturan idari kararın idari yargı yerinde iptal edildiğini, tescilinin dayanaksız kaldığı gözetilerek davanın kabulüne, Tapu Sicil Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki, yargılama davam ederken 4684 Sayılı Yasanın verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenen devir protokolü uyarınca, Emlak Bankasının, dahili davalı Ziraat Bankası ile birleştiği, tüm mal varlığının bu bankaya intikal ettirildiği, dava konusu imar çaplarının da Ziraat Bankası adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca tüzel kişiliği kalmayan Emlak Bankası adına hüküm kurulması doğru değildir. Dahili davalı Ziraat Bankasının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy