(3402 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, davalı Mustafa'nın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaza domates dikmek suretiyle elattığını ileri sürerek; tescil ve elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı Mustafa, çekişme konusu taşınmazın 14.10.1933 tarih 79 nolu tapusu kapsamında kaldığını, kadastro sırasında Gediz Nehri'nin mecra değiştirmesi sonucu 2 yıl su altında kaldığını, nehir mecrasına çekilince ortaya çıktığını, kullanılabilir ziraat arazisi olduğunu, imar ve ihya etmek suretiyle uzun yıllardır kullandığını, eklemeli olarak zilyetliğinin 70 yıldan fazla zamandır devam ettiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, tescil isteğinin reddine elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiştr.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tescil ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu edilen çekişmeli yerin, Gediz Nehri'nin eski yatağı içerisinde tescil harici olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davalının bu yere sebze tarımı yapmak suretiyle elattığı saptandığına göre, elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir reddine.
Ancak, dava konusu yerin eski Gediz yatağı içersinde bulunduğu, günümüzde nehrin çekişmeli yerden 600 m kadar uzaktan akmaya devam ettiği, buranın kısmen imar ve ihya ile ekonomik yarar sağlayabilecek yerlerden olduğu, ziraatçı ve jeolog bilirkişi raporlarından anlaşıldığına göre Kadastro Yasasının 18. maddesi hükmünce hazine adına tescil imkanının bulunduğu görülmektedir.
Hal böyle olunca, çekişmeli yerin davacı hazine adına tesciline de karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy