(818 S.K. m.18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 15 nolu parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün, 21 nolu parseldeki 14 nolu bağımsız bölümün, 4 nolu parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün, 4950 nolu parseldeki payın, miras bırakanı Yalçın tarafından muvazaalı biçimde davalılara intikal ettirildiğini, işlemlerin mal kaçırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, iptal isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Fatih ve Beyhan hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 23.03.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili ile temyiz edilen vs. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı,bilahare Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 21 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölümün 31.07.1997 tarihli akitle, 4905 parsel sayılı taşınmazdaki 52/50.000 payın da 12.08.1997 tarihli akitle miras bırakan tarafından ilk eş Sabiha'ya satış yoluyla temlik edildiği, 15 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölüm ve 4 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümün ise bedeli miras bırakan tarafından ödenerek Berna ve Berkan'ın adına sicil oluşturulduğu görülmektedir.
Bedeli miras bırakan tarafından ödenen taşınmazlarda miras bırakan aktin tarafı olmadığı, bu alımlar için 01.04.1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Satış yoluyla davalı Sabiha'ya yapılan temliklere gelince; adı geçenin belli bir iş sahibi olmadığı, gündelikçi olarak zaman zaman çalıştığı, bu haliyle alış gücüne sahip bulunmadığı, öte yandan miras bırakanın da sözü edilen taşınmazları satması için inandırıcı bir neden ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, resmi akitte öngörülen satış bedeli ile taşınmazların gerçek değerleri arasındaki aşırı fark da temlikin satıştan ziyade bağışa dayalı olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, miras bırakanın tüm mirasçıları kapsar biçimde mal varlığını onlara taksim ettiği de söylenemez. Davacıya herhangi bir mal temliki söz konusu değildir. Yasa gereği davacıya bağlanan aylık da O'na mal bağışı niteliğinde görülemez.
Hal böyle olunca, 21 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölüm ve 4905 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy