(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı adına kayıtlı 3 parsel sayılı taşınmazına davalının inşaat yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişmeli 3 parsel sayılı taşınmaza, komşu 283 parselde yapılan yapının 54,65 m2 tecavüzlü olduğu, ayrıca 75,50 m2 bölüme de bahçe olarak tecavüz edildiği görülmektedir. Dava, tecavüzlü taşınmazı fiilen kullanan davalı Mehmet aleyhine açılmıştır. Adı geçenin, gerek tecavüzlü 3 parselde, gerekse bu yere tecavüz eden yapının olduğu 283 parselde mülkiyete ilişkin bir hakkı mevcut değildir. Adı geçen tecavüzlü yapıyı ve bahçeyi kullanan durumundadır.
Davada yıkım isteği de vardır. Öyle ise, aynı zamanda tecavüz eden yapıyı yapan dava dışı olan 283 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin de davada yer alması zorunludur. Bu eksiklik, husumette yanılgı değil, noksanlıktır.
Hal böyle olunca, 283 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin davada yer almasının sağlanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik hasım huzuruyla hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy