(3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları adına kayıtlı 1, 735 ve 1084 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarında " Mirahor Hasan Paşa Vakfı" şerhinin bulunduğunu ileri sürüp vakıf şerhinin silinmesi isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece 1 ve 1084 parseller yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki 735 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında vakıf şerhinin tespit tutanağına yazıldığı, belirtilen ilkeler doğrusunda araştırma yapılması gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda üç parsel yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, vakıf şerhinin silinmesi isteğine ilişkindir. Mahkemenin önceden kurduğu hükmün bozulmasına dair Dairenin 4.7.2002 tarih-2002/7556 esas-8506 karar sayılı ilamında 1084 ve 1 parseller bakımından kesinleşen kayıtlar üzerine 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği göz önünde bulundurularak bu taşınmazlar yönünden şerhin silinmesinde isabetsizlik bulunmadığına değinilmiş, 735 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise sözü edilen ilamda belirtildiği anlamda bir araştırma yapılmasına işaret edilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karşın gerekleri yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamlarına uyulmakla ilamda işaret edilen hususlar yönünden davanın tarafları bakımından kazanılmış hak oluşturacağı ve orada belirtilen eksikliklerin yerine getirilmesinin zorunlu olacağı kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca, ilamda değinildiği üzere 1084 ve 1 parseller yönünden davanın kabulü ile sicil kayıtlarındaki vakıf şerhinin silinmesine, 735 parsel yönünden ise gerekli incelemenin ( gerektiğinde dosya üzerinde bilirkişi incelemesi ) yapılması, soruşturmanın eksiksiz bir biçimde tamamlanması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy