(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 9 parsel sayılı taşınmazdaki B-Blok 5 nolu bağımsız bölümün, haksız olarak davalılar kullanımında olduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar bunlardan Zöhre ise, birleşen dava ile çekişmeli taşınmazı haricen Beka İnşaat Şirketinden satın aldığını, ancak muvazaalı olarak kayıt malikine temlik edildiğini belirtip iptal ve tescil istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine, iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ( karşı davalı ) Kemal Türkoğlu ve davalılardan Sabahat Tülek tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişme konusu 5 nolu bağımsız bölümün bulunduğu 9 parsel sayılı taşınmaz kayden dava dışı Mustafa'ya ait iken, bu yerde tarafların beyanlarına göre, davalı şirket tarafından yapılan yapıdaki bir kısım bağımsız bölümün satılması için arsa malikince, Hacı Kaya ve İsmet Savuran'a verilen 26.7.1999 tarihli vekaletname uyarınca dava konusu bağımsız bölümün dava dışı vekil İsmet Savuran tarafından 6.1.2000 tarihli akitle davalı Sabahat'a, onun tarafından da 24.7.2000 tarihli akitle davalı Kemal'e satış yoluyla kayden temlik edildiği ve kaydın halen adı geçen üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Anılan taşınmazda kurulan kat irtifakında da Kemal'in kayıt maliki olduğu görülmektedir.
İptal davacısı Zöhre tarafından dosyaya sunulan 18.5.1996 tarihli "ortaklık senedi" başlıklı belgede çekişmeli 9 parsel sayılı taşınmazdaki B Blok 3. kattaki bir yer bakımından Zöhre'nin şirkete ortak olduğu yazılı bulunmaktadır. Bu senette adı geçen limitet şirketin çekişmeli taşınmazla kayden bir ilgisi mevcut değildir. Anılan senedin şirkete karşı hak doğuran bir niteliği bulunduğu düşünülebilirse de, şirketin maliki bulunmadığı taşınmaz yönünden aynı hak isteme yetkisini vereceği kabul edilemez.
Bu durumda taraflar arasındaki çekişmenin geçerli satış işlemlerine dayalı ve bundan kaynaklanan ayni hakka üstünlük tanınmak suretiyle çözüme kavuşturulması zorunludur.
Hal böyle olunca, birleşen tapu iptal davasının reddine elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı ( karşı davalı ) Kemal Türkoğlu ve davalı Sabahat Tülek'in temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy