(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki bulunduğu 15287 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 38 nolu bağımsız bölümü davalının haklı bir neden olmaksızın kullandığını, ihtara rağmen taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı,dava konusu taşınmazın murisine ait iken emanetçi olarak muvazaalı şekilde davacıya temlik edildiğini, protokol gereği taşınmazın iade edilmesi gerektiğini, bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu davalı ile kira ilişkisi olmadığı,davalının iddia ettiği hususların başka bir dava konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava,çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden,çekişme konusu 15287 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 38 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait bulunduğu, bu yerin davalının işgalinde olduğu, işgalin dava tarihi itibariyle haklı ve geçerli bir nedeninin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple kayda üstünlük tanımak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak, davacı dava dilekçesinde, dava konusu bağımsız bölümü 28.11.2000 tarihinde davalının miras bırakanından satış yoluyla edindiğini, temellükten sonra bu yerde davalının oturmasına bir süre için muvafakat ettiğini bildirmiştir. Böyle bir muvafakatın verilmesi halinde ecrimisil istenebilmesi için geri alınmasının da davacı tarafından kanıtlanması zorunludur. Oysa, dosyada muvafakatın geri alındığına dair bir bilgi ve davalıya yönelik bir ihtar mevcut değildir. Öyleyse muvafakatın eldeki dava ile birlikte geri alındığının kabulü zorunludur.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,25.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy