(775 S. K. m. 25, 27, 32)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı belediye, dava konusu 174 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanına 775 Sayılı Yasaya göre verildiğini, davalıların taşınmaza inşaat yapmayıp, boş bıraktıklarını ileri sürüp, tapunun iptali ile belediye adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi tebligat giderleri karşılanmadığından duruşma isteği reddedilip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 163 ada 174 parsel sayılı 81 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kayden İstanbul Belediyesine ait iken 11.9.1969 tarihinde 1620 TL. bedelle ve 775 sayılı yasa hükümleri gereğince davalıların miras bırakanı Hüseyin Elönü'ye satılmak suretiyle mülkiyetinin devredildiği, ancak anılan kişinin yasal süresi içerisinde inşaat yapmadığının tespit edildiği gerekçesiyle 3.1.1992 tarihinde satışa konu tahsisin idarece iptal edildiği, bu işleme yönelik idari yargıda açılan davanın yasal süresi içerisinde olmadığından bahisle reddedilip dereceattan geçerek kesinleştiği daha sonra eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı belediye, taşınmazın temlik sebebini 775 Sayılı Gecekondu Kanununun 27.maddesi ile uygulama yönetmeliğinin 15. maddesinin teşkil ettiğini, bu madde ( 27. md. ) hükmünün içerdiği yasal düzenlemeye göre, kendisine arsa tahsis edilenin tahsis tarihinden itibaren -1- yıl içinde üzerine bina yapmaya başlaması ve 32. maddeye uygun olarak önceden tespit edilen plana göre de -2- yıl içinde binanın nüve kısmının bitirilmesi gerekeceğini, eş anlatımla temlikin konut yapma koşuluna bağlandığını oysa davalılar murisince koşulun yerine getirilmediği ve konut yapılmadığı, arsanın "boş" bırakıldığını bildirerek sicil kaydının iptalini ve kendi adına tescilini istemiştir.
Gerçekten de, çekişme konusu taşınmazın davalıların miras bırakanına 775 Sayılı Yasa hükümleri gereğince temlik edildiği ve kayden onun malik gözüktüğü çap kaydı ve dayanağı belgelerle sabittir.
Davacı idare, taşınmazın davalıların miras bırakanına anılan yasanın 27. maddesi gereğince konut yapmak koşuluna bağlı olarak temlik edildiğini ileri sürmüşse de, İstanbul Belediye Başkanlığı Mesken ve Gecekondu İşleri Müdürlüğünün 6974 Sayılı Yazılarında arsa tahsis ve temlik sebebinin hukuki dayanağının anılan yasanın 27. maddesi hükmü değil, geçici 5. maddesi gereği olduğu açıkça görülmektedir.
775 Sayılı Yasanın 27. maddesinde; şartları yasanın 25. maddesi kapsamında öngörülen hallere uygun düşen kimselere belirli süreler içerisinde ve 32. maddeye uygun olarak önceden tespit edilen plana göre üzerine konut yapmak koşulu ile taşınmaz tahsis ve temlik edileceği, belirtilen şartların bulunmaması halinde taşınmazın geri alınabileceği öngörülmüşken, aynı yasanın geçici 5. maddesinde; kendilerine arsa verilecek kişiler yönünden 25. maddede belirtilen koşullar aranmasına rağmen 27. maddede öngörüldüğü gibi arsa verildikten sonra ayrıca üzerine bina yapma koşuluna yer verilmemiş aksine, arsa tahsisini ( temlikini ) üzerinde bina ( konut ) bulunma koşuluna bağlı tutmuştur.
Öyleyse, davacı idarece 25. maddede belirtilen kendisine arsa verilecek kişide bulunması gereken koşulların bulunmadığı iddia ve ispat edilemediğine, özellikle temlikin 775 Sayılı Yasanın geçici 5. maddesi hükmüne dayalı olduğu gözetildiğinde, somut olayda 27. maddenin geri alma hükmünün uygulanmasının düşünülemeyeceği gibi taşınmazın boş bırakılmasının geri alınma nedeni olarakda kabulü olanaksızdır.
Öte yandan, idarece tek taraflı olarak tahsis işleminin iptal edilmiş olması, kişi yararına oluşan mülkiyet hakkı karşısında sicil kaydının iptalinin haklı ve geçerli bir nedeni sayılamaz.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy