(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 7897 parsel sayılı taşınmazının bir kısmını davalının ekip sürerek haksız biçimde kullandığını ileri sürmüş, elatmasının önlenmesini ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli bir neden olmadan davacı taşınmazına elattığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki; yapılan soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme imkânı yoktur.
Mahallinde yapılan keşif sırasında uzman bilirkişilerce taşınmazın boş bir halde durduğu söylenmiş, krokili raporda ise kısmen elatma bulunduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır.
Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Hal böyle olunca, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, ondan sonra yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda yerinde yeniden keşif yapılarak davalının davacı taşınmazına el atıp atılmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy