(3194 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 3194 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalıların izinsiz ve ruhsatsız bina yapmak suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, binalarını tapulu parsellerine yaptıklarını, 20 yılı aşkın süredir nizasız kullandıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların davacı taşınmazına imara aykırı ve yasa dışı elattıklarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan delillerden; çekişme konusu 4 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu, anılan parselin imar şuyulandırma işlemi ile oluştuğu, anlaşılmaktadır. Çekişmeli parselin oluşumunun dayanağını teşkil eden idari karar (Encümen Kararı) ayakta durduğu sürece davacının mülkiyet hakkına değer verileceği ve çekişmenin bu surette sonuca bağlanacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan davalılara ait yapıların çekişmeli parsele tecavüzü bulunduğu da sabittir. Ancak tecavüzlü durumun imar uygulaması ile meydana geldiğinin tespiti ve imar öncesinde davalıların kadastral parselde hak sahibi olduklarının saptanması durumunda elatmanın önlenmesi ve yıkım taleplerinin tecavüzlü taşınmazların kaim bedellerinin davalılara ödenmesi suretiyle kabul edilebileceği 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü gereğidir.
Hal böyle olunca imar şuyulandırma işlemine ait evrakların getirtilmesi, imar öncesinde davalıların zeminde korumaya değer haklarının bulunup bulunmadığının araştırılması, tecavüzlü durum imarla oluştuğu sonucuna varıldığı takdirde tecavüzlü yapıların kaim bedellerinin saptanarak bu bedellerin davalılar adına mahkeme veznesine depo ettirilmesi ondan sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy