(818 S. K. m. 355, 358)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar,maliki bulundukları dava konusu 125 nolu parsel ile ilgili Y A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını ve bu sözleşme gereği bir kısım payı yükleniciye devrettiklerini ve inşaatın teminatı olarak üzerine ipotek tesis edildiğini,taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulduğunu,yüklenicinin bir kısım bağımsız bölümleri davalılara temlik ettiğini,ancak edimini yerine getirmediğinden yüklenici Y A.Ş. hakkında açtıkları 1997/254 esas sayılı iptal-tescil davası sonucunda Y üzerindeki bağımsız bölümlerin kendileri adına tesciline karar verilip kesinleştiğini,davalıların da Y A.Ş.'den kat karşılığı inşaat sözleşmesini bilerek üzerlerindeki ipotekle birlikte bağımsız bölüm satın aldıklarını,yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davalıların paylarının da iptali gerektiğini ileri sürerek adlarına tescillerini istemişlerdir.
Davalılar, iyiniyetle taşınmaz satın aldıklarını,davacıların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıklarını,iptal-tescil isteyemeyeceklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacıların açtığı iptal-tescil davasının kabul edilip kesinleştiği,davalıların yükleniciden inşaat aşamasında taşınmaz satın aldıkları,dolayısıyla iyiniyet savunmasında bulunamayacakları ve taşınmazların arsa maliklerine geri döneceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 25.5.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Solmaz vekili geldi,davetiye tebliğe rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukatlar ile temyiz edilen vs. vekili avukatlar gelmediler,yokluklarında duruşmaya başlandı,süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi,duruşmanın bittiği bildirildi,iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakiminin raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava,yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre;çekişmeli 125 sayılı tevhit parseli üzerinde yapılaşma amacıyla davacılar ile dava dışı yüklenici arasında 6.1.1987 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı,sözleşme uyarınca taşınmazdaki % 65 payın yükleniciye devredildiği ve bu pay üzerine edimin teminatı olarak ipotek tesis edildiği;yüklenicinin inşa edilecek meskenlere ilişkin oluşturulmuş kat irtifakına ayrılan arsa paylarının bir kısmını üzerlerindeki ipotekle birlikte davalılara satarak temlik ettiği,ancak inşaatı %20 seviyesinde gerçekleştirdiği,bu aşamada davacı arsa malikleri tarafından yüklenici aleyhine açılan 1994/932 esas sayılı dava sonunda o tarihte iflas etmiş olan yüklenicinin sözleşmeden doğan edimini yerine getiremeyeceği kabul edilerek sözleşme gereği yükleniciye devredilen ve onun üzerinde kalan pay yönünden iptal-tescile karar verildiği,anılan hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu durumda davanın dayanağını teşkil eden sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığı ve sona erdiğinin kabulü zorunludur.
Kural olarak,yüklenicinin halefi durumundaki davalıların yüklenicinin edinme imkanı kalmayan hakları bakımından temellük ettikleri payların sebepsiz kaldığı açıktır.
Ne var ki,taşınmazdaki % 65 payın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye devri teminata bağlanmış ve bu pay karşılığı ipotek tesis edilmiştir. 6.1.1987 tarihli sözleşmenin 13/c maddesinde inşaatın terki halinde ya taşınmazın mal sahibine iade edileceği yada ipotek bedelinin ödeneceği hükme bağlanmıştır.Davacı arsa malikleri sözleşmenin belirtilen hükmü gereği yükleniciye verilen tercih hakkını kendileri kullanmış,bedeli tercih ettiklerini ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla giriştikleri takiplerle ortaya koymuşlardır.Bu tercihten sonra davacıların taşınmazdaki davalılara temlik edilen paylar bakımından talep haklarının kalmadığı kabul edilmelidir.
Ancak,mahkemece,ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipler sonucu bedelin tahsil edilip edilmediği üzerinde durulmuş değildir.
Hal böyle olunca,davacılar tarafından davalılar aleyhine girişilen takip dosyalarının getirtilmesi,ipotek bedellerinin ödenip ödenmediğinin saptanması,ödeme gerçekleşmişse davanın reddedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL.duruşma Avukat parasının temyiz edilenden alınmasına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy