(4721 S. K. m. 683) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanlarının paydaşı bulunduğu 1336 Eylül 29-30-32-34-34-35 nolu tapuların kapsamındaki taşınmazın, Muharrem Elgin ve Hürmüz Elgin tarafından açılan senetsizden tescil davaları sonucunda adlarına tescil edildiğini, onların da Hasan Karacan'a temlik ettiğini, Hasan Karcan'ın da S.S. Yeşildeniz Konut Yapı Kooperatifine satış suretiyle devrettiğini, kooperatif tarafından da bir kısım davalılara ve bir kısım davalıların bayilerine tahsis suretiyle temlik edildiğini, olayda çifte tapunun söz konusu olduğunu, bu nedenle tescil tapusunun iptali için daha evvel mahkemenin 1997/793 esas sayılı dava dosyasında açılan davanın kabul edilip yargı denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini, ancak kooperatifin ferdi mülkiyete geçmesi nedeniyle yeniden dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürüp davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında arsa vasfıyla adlarına tescilini, binaların yıkılmak suretiyle elatmalarının önlenmesini, olmadığı takdirde muhik tazminatın tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, iyi niyetli olduklarını, taşınmaz bedeli isteğini tazminat olarak Muharrem Elgin ve Hürmüz Elgin'e yöneltmeleri gerektiğini, binanın yıkımının da istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 1997/793 esas sayılı dosyanın bu dosya için kesin delil olduğu, çifte tapu durumunda iyi niyetten söz edilemeyeceği, binanın yıkılmasının da fahiş zarar getireceği gerekçesiyle davalılar adına kayıtlı tapulu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, bu bağımsız bölümlerde davalıların hisseye vaki elatmalarının önlenmesine, yıkım talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.3.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Adile Elgim vs. vekili avukat H. Bengü Kovalak, Avukat Murat Çim ile yine temyiz eden Öner Cebeci vs. vekili Avukat Hüseyin Kılıç geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal-tescil, elatmanın önlenmesi, yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişmeli taşınmaz davacıların ortak miras bırakanı Münir ve İhsan adına tapunun Eylül 1336 tarih 29-30-34-35 numaralarında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olup bir kısım mirasçılar tarafından bu yerle ilgili olarak açılan senetsizden tescil davası sonucu mükerrer tapu kaydı oluştuğu, söz konusu kaydın davacıların açtıkları dava ile Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.6.1998 tarih 793/515 sayılı ilamıyla iptaline hükmedildiği, kararın derecaattan geçerek kesinleştiği ancak anılan dava devam ederken tescil tapusunun davalı kooperatife geçtiği, kooperatif tarafından da ferdi mülkiyete geçilmek suretiyle bağımsız bölüm malikleri olan davalılar adına intikalinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
Yukarda sözü edilen iptal hükmü ile birlikte davalı kooperatif ve ondan edinen davalıların iyi niyetli sayılamayacağı kuşkusuzdur. Esasen bu husus 1. Hukuk Dairesinin 25.2.1997 tarih 44/2372 sayılı ilamıyla vurgulanmıştır.
Öyle ise mahkemece tapu kayıtlarının davacıların miras bırakanlarından gelen payları yönünden iptal ve tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Öte yandan davacılar çekişmeli taşınmazlarda istekleri doğrultusunda paydaş kılındıklarına, yıkımın fahiş zarar doğuracağı da saptandığına göre yıkım isteğinin reddedilmiş olması da doğrudur. Bu yöne değinen davacı ve davalı temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak;
1- Taşınmazın keşfen saptanan değeri üzerinden noksan harç duruşma aşamasında tamamlatılmadığına göre, avukatlık parasının dava dilekçesindeki değer esas tutularak belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu üzere keşifte saptanan değerin esas alınması,
2- Davada ileri sürülen isteklerin kısmen reddedildiği anlaşıldığına göre, davalı vekili yararına avukatlık parasına hükmedilmemiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün yalnız açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukat parasının karşı taraftan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy