(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 8 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarını davalıların haksız kullandığını ve taşınmazdaki kavak ağaçlarını kestiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, dava konusu taşınmazların anneleri Keziban'a ait iken taksim ile davacıya intikal ettiğini, taşınmazlar devredilirken ölünceye kadar annelerinin kullanımına bırakıldığını, kendilerinin de ortakçı olarak taşınmazları kullandıklarını, kavak ağaçlarının da babalarına ait olduğunu, kendilerine husumet düşmeyeceğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların haklı bir neden olmaksızın davacı taşınmazlarına elattıklarının belirlendiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil ve tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişmeli 8 ve 16 parsel sayılı taşınmazların kayden davacıya ait olduğu, bu yerin davalıların tasarrufunda bulunduğu, işgalin haklı nedene dayanmadığı anlaşıldığına göre, elatmanın önlenmesi ve kısmen tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, dosya kapsamından çekişme konusu taşınmazların tarafların annesi tarafından paylaştırma amacıyla davacıya hibe ve satış suretiyle temlik edildiğini, annenin ölünceye kadar taşınmazlardan tasarrufu edeceği hususunda taraflarla anlaştığı ve bu anlaşma uyarınca taşınmazların tarafların annesi adına davalılar tarafından tasarruf edildiği, 1990 ve 1992 yıllarından dava tarihi olan 2001 yılına kadar davacının herhangi bir nedenle bu eyleme karşı koymadığı böylece dava tarihine kadar davalının tasarrufuna muvafakat ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacının dava açmakla muvafakatini geri aldığı kabul edilerek ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy