(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı adına kayıtlı 2 parsel sayılı taşınmazı, davalının haklı bir nedene dayanmadan işgal ettiğini, herhangi bir ecrimisil ya da kira ödenmediğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, kira bedelini bankaya yatırdığını, davacının tek başına dava açamayacağını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine, ecrimisil isteğinin kabulüne ilişkin önceden verilen kararın Dairece kira sözleşmesinin varlığının yazılı delille ispat edilebileceği, ilgilisine yemin teklif etme hakkı verilebileceği, HUMK. nun 292 ve 293. maddeleri değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesi gerekeceği gerekçeleri ile bozulması üzerine bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisilin isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği anlamda yapılan inceleme sonunda, davalının kayden davacının miras bırakanına ait bulunan çekişmeli 2 parsel sayılı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığı saptanmak suretiyle, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının temyizine gelince; ecrimisil talebi yönünden, bilirkişice yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda belirlenen ecrimisil hesabının hangi esasa göre yapıldığı, belirtilmediği gibi, davalı savunmasında sözü edilen ödemelerin raporda dikkate alınıp alınmadığı da açıklık taşımamaktadır. Bu haliyle kararın ve dayanağı raporun denetlenme imkanı yoktur. Sözü edilen eksiklikleri içerir, rapor dayanak yapılmak suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, taşınmazın keşfen saptanan değeri üzerinden yargı harcı tamamlandığı halde, bu suretle belirlenen dava değeri dikkate alınmadan davacı vekili yararına noksan vekalet ücreti takdiri de isabetsizdir. Davacının belirtilen hususlara yönelik temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy