(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, satın alma yoluyla edindiği 11 parsel sayılı taşınmaza, komşu parsel maliki davalının binasının 20.21 m2 tecavüzlü olduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesi olmazsa arsa bedeli olan 500.000.000.TL. nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 10 nolu parseli üzerindeki bina ile birlikte satın aldığını, binanın 24 yıl önce yapılmış olduğunu, taşkınlığın kendi eyleminden kaynaklanmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait binanın davacı taşınmazına 20.21 m2 tecavüzlü olduğunun sabit olduğu, davalının arsa bedelini davacıya ödenmek üzere mahkeme veznesine yatırmadığı gerekçeleri ile elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 10 parsel sayılı taşınmazın kayden davalıya ait iken yargılama aşamasında 02.09.2002 tarihinde dava dışı kişiye satış yoluyla temlik edildiği, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği,hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun l86.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Sonuç: Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılmak üzere hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy