(4721 S. K. m. 683) (3065 S. K. m. 1, 4, 8, 20) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 1729 parsel B blok 4 nolu dairenin davalılar tarafından haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu kayıtlarına üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüyle davalıların elatmalarının önlenmesine, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar Ünal ve Hülya Çakmakoğlu vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalıların elatmalarının önlenmesine, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu olup davacıya ait 1729 parsel 1.kat 4 nolu bağımsız bölüme davalıların haklı ve geçerli bir neden olmasızın elattıkları saptandığına göre, davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, hüküm fıkrasında taraf vekilleri için takdir edilen vekalet ücretine ayrıca katma değer vergisinin ilave edilmek suretiyle davalı aleyhinde hüküm kurulmasının isabetli olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere; 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 168. maddesi, avukatlık asgari ücret sözleşmesinin hangi merci tarafından hazırlanacağını, hangi prosedürle işlerlik kazanacağını ve yürürlüğe konulacağını hükme bağlamıştır.
Buna göre; belirlenen ve 28 Kasım 2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazete de yayımlanıp, 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren tarifenin 21. maddesinde aynen "bu tarifede yer alan ücretlere 3065 Sayılı Kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir" hükmüne yer verilmiştir.
3065 Sayılı Yasanın 1/2 maddesi "Her türlü mal ve hizmet ithalatının vergiye tabii" olduğunu belirtirken, 4. maddesi vergiye tabii hizmeti tarif ederek "teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler" olduğunu hüküm altına almış ve 5. madde ile de, hizmet sayılan haller belirlenmiştir. Ayrıca 8/1 maddesi hükmü gereğince de "mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların verginin mükellefi" olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 20. maddesinde yer alan;
1-"Teslim ve hizmet işleminde matrah" bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
2- Bedel deyiminin ise, "malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerin bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olusun alınan veya bunlara harcanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat hizmet ve değerler toplamını ifade eder" hükmü ile de bu verginin matrahı tayin ve tarif edilerek kapsamı saptanmıştır. Aynı maddenin 4 numaralı bendi "Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işlerle, bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi ayrıca müşteriye intikal ettirilmez" düzenlemelerine yer verilmiştir. Bütün bunlar karşısında yasanın öngördüğü KDV'nin avukatlık asgari ücret sözleşmesiyle belirlenen ücretin içinde olacağı ve ayrıca hizmet lehdarına yansıtılamayacağı kuşkusuzdur. O halde; somut olay, değinilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı vekille temsil edilenin vekilinin yaptığı hizmetten yararlananın davanın karşı tarafı olduğu söylenemeyeceği gibi, vergiden de sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Diğer taraftan, Anayasanın 73. maddesi "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır" düzenlemesini içermekte olup, öğreti ve uygulamada "verginin yasallığı" olarak nitelendirilen bu ilke, vergi, resim, harç ve benzeri kamusal güce dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir.
Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü ve oranı gibi unsurların yanında, vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur.
Bu hale göre; 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesindeki "Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir" ifadesinin yukarıda sıralanan yasal gerekler gözetilerek oluşturulmuş bir düzenlemeyi içermediği gibi, normlar hiyerarşisine uygun hukuksal bağlayıcılık kazanmış bir düzenleme niteliğini kazandırdığından söz edilemez. Esasen, 04.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, daha önceden 21. maddesinde öngörülen KDV kaldırılmış bulunmaktadır.
Hal böyle olunca; davacı taraf yararına takdir ve tayin edilen avukatlık ücretine yasal dayanağı bulunmadığı halde ayrıca KDV Yasasında öngörülen oranda katma değer vergisinin ilave edilerek davalı taraftan tahsili yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen bu yöne hasren HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy