(4721 S. K. m. 683) (Mobil Telekomünikasyon Şebekelerine Ait Baz İstasyonlarının Kuruluş Yeri, Ölçümleri, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik m. 1, 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 32 parselde bulunan 4 kat 14 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının komşu parseldeki apartmanın 4 ve 5. katları arasına elektromanyetik kirlilik yaratacak, insan sağlığına zarar verecek ölçüde baz istasyonu kurduğunu ileri sürerek, baz istasyonunun sökülerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, herhangi bir zararın söz konusu olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu elektromanyetik alan şiddeti ve güç yoğunluğunun limit değerleri altında kaldığından bahisle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davalı Telsim A.Ş.'nin, davacının maliki bulunduğu taşınmaza, komşu apartmanın yönetimiyle yaptığı kira sözleşmesi uyarınca baz istasyonu kurduğu sabittir. Mahkemece yapılan uygulama sonucu, elektronik mühendisi sıfatını taşıyan bilirkişiden, baz istasyonunun çevreye yaydığı elaktromanyetik alanı, ilgili yönetmeliğin düzenlediği limit değerlerinin altında kalıp kalmadığı yönünde rapor alınmıştır.
Ne var ki, baz istasyonunun kuruluş yeri, ölçümleri, işletilmesi ve denetlenmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulup kurulmadığı, bu baz istasyonunun işletmesinin komşu olan davacıya sağlık yönden zarar verip vermeyeceği hususunda alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir.
Hal böyle olunca, baz istasyonunun söz konusu yönetmeliğe uygun olarak yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa baz istasyonunun davacıya zarar verip vermeyeceğinin yönetmelikte belirtilen kuruluşa mensup üç uzman bilirkişi aracılığıyla ve keşfen tespit edilmesi ve bu yönde bilirkişilerden detaylı rapor alınması, bundan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy